Dahiliye (İç Hastalıkları), Endokrinoloji

Obezitede Beslenme Tedavisi Nedir? Nasıl Beslenmeliyiz

obezite beslenme tedavisi

Obezitede Tıbbi Beslenme Tedavisi

Obezitede beslenme tedavisi, kişinin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite durumuna, yaşam şekline ve fizyolojik durumuna uygun besin ögeleri ihtiyaçlarını yeterli ve dengeli bir şekilde sağlamak, doğru ve kalıcı beslenme alışkanlıkları kazandırmak, vücut ağırlığını hedeflenen düzeye indirmek; vücut ağırlığı hedeflenen düzeye geldiğinde tekrar kilo almayı önlemek ve sürekli istenen düzeyde tutmak amacıyla uygulanan, insülin ve ilaç kullanımıyla da uyumlu tedavi şeklidir.

Beslenme Tedavisinin Ögeleri Nelerdir?

Enerji

Kişiye harcadığından daha az enerji vermek alınan enerjinin azlığı oranında bazal metabolizma hızını azaltır. Verilen enerji bireyin bazal metabolizmasının altında olmamalıdır. Kişinin günlük enerji alımı haftada 500 gram – 1 kg vermesini sağlayacak şekilde yapılmalıdır. İstenen bu kayıp kişinin günlük ihtiyacı olan enerjisinden 500-1000 kcal’lik azaltma ile sağlanabilir. Enerji kısıtlanması obezitede beslenme tedavisi nde önemli faktörlerin başında gelmektedir.

enerji obezite beslenme tedavisi

Protein

Günlük olarak belirlenen enerjinin %12–15’i proteinlerden kazanılmalıdır ve daha çok kaliteli protein kaynaklarından yararlanılmalıdır. Toplam proteinin %30-40 kadarı, B12 vitamini ihtiyacını karşılamak için hayvansal kaynaklı gıdalardan oluşmalıdır. Proteinlerin yeterli miktarda alınması; kişide tokluk hissi sağlamaları, yağsız vücut kitlesinin korunması ve doku yapımındaki gereklilikleri nedeniyle obeziteyi engellemekte önemlidir.

protein obezite beslenme tedavisi

Karbonhidrat

Lif içeriği yüksek olan oligosakkaridlerin ve polisakkaridlerin tokluk hissi oluşturarak enerji alınımını sınırlayıp obezite vakasını azaltmaktadır. Çocuk ve ergenlik çağındaki bireylerin sıklıkla tükettikleri içecekler, hamur işi ve tatlıların içerisinde yer alan fruktozun artan obezite görülme sayısı ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Bunun nedeni fruktoz vücutta metabolize olurken glukozdan farklı bir yol izlemektedir. İnsülin düzeyini arttırmamakla beraber, leptin düzeyini düşürmemekte, ghrelin salınımını baskılamamaktadır. Leptinin, ghrelin ve insülinin besin alımının düzenlenmesinde kilit rolü vardır. Glukoz ile ters yönde işleyen tepkimeler fruktozun obezite ile ilişkisinde öncü rol üstlendiği görüşünü ortaya atmıştır. Fruktoz alınımı obezitede beslenme tedavisini olumsuz etkilediğinden ötürü alınımı kısıtlanmalıdır.

karbonhidrat beslenme tedavisi

Vitamin ve Mineraller

Zayıflama diyetlerinde düşük enerji içeriğine paralel olarak vitamin ve mineral (B grubu vitaminler, demir, kalsiyum vb.) yetersizlikleri görülebilir. Enerjisi çok düşük olmayan, besin ögeleri açısından dengeli diyetlerde, vitamin ve mineral yetersizliği olmamaktadır. Kadın bireyler için 1200 kcal’den, erkek bireyler için 1500 kcal’den düşük diyetlerde günlük ek multivitamin alınımına ihtiyaç gerekebilmektedir.

vitamin ve mineraller obezitede beslenme tedavisi

Posa ( Lif )

Diyet posasının arttırılmasının, birçok kronik hastalıkta olduğu gibi obezitenin önlenmesinde ve kilo alımını engellenmesinde etkin olduğu görüşü yaygındır. Yetişkinler için günlük alınması gereken posa miktarı 25-35 gramdır. Sebzeler, meyveler, kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri, kepekli un ve kepekli ürünler önerilen doğal posa kaynaklarıdır. Çiğneme süresinin uzun olması nedeniyle yemek yeme zamanını uzatması, hacmine karşılık düşük enerji içermesi nedeniyle enerji alımını azaltması, mide boşalma hızını yavaşlatarak tokluk hissini sağlaması, safra asidi ve yağ asidi emilimini azaltması, bağırsak hareketlerini ve dışkı hacmini artırarak konstipasyonu önlemesi, insülin düzeyini fazla yükseltmemesi gibi birçok nedenle beslenme programının uygulanmasında önemli bir faktördür.

posa (lif) beslenme tedavisi

Glisemik İndeks

Elli gram karbonhidrat içeren referans besine (glukoz veya beyaz ekmek) kıyasla seçilen besinin 50 gram karbonhidrat içeren miktarının kan şekerini yükseltme oranı “glisemik indeks” olarak tanımlanır. Glisemik indeks değeri 55’in altında olan besinler (çavdar ekmeği gibi tam tahıl ekmekleri, kuru baklagiller, sebzeler, süt, yoğurt ve birçok meyve elma, armut, şeftali vb.) düşük, 56-69 arasında olan besinler (muz, kiraz, dondurma, spagetti) orta, 70’in üzerinde olan besinler (beyaz ekmek gibi birçok rafine tahıl ürünleri, patates, pirinç) de yüksek glisemik indekse sahip besinler olarak tanımlanmaktadır. Yüksek glisemik indeksli besinler hızlı karbonhidrat emilimine neden olur. Kan şekerini düzenleyen insülin ve glukagon hormonlarının salınım dengesinin bozulmasına, doygunluk hissinin azalmasına ve uzun vadede aşırı besin alımına dolayısıyla kilo alımına yol açarlar. Unutulmamalıdır ki glisemik indeksi düşük besinleri öğünlerde aşırı miktarda tüketmek de yapılan diyete uygun olmayacaktır.

glisemik indeks

Alkol

Zayıflama diyetlerinde önerilmemektedir. Eğer alkol alınıyorsa kalori değerinin hesaplanıp günlük enerji ihtiyacından çıkarılması gerekir. Yaklaşık 30 gram (200 kcal) alkol içeren içeceklere örnek olarak 60 mL rakı, 270 mL şarap, 750 mL bira, 75 mL viski, 80 mL votka veya 90 mL cin sayılabilir.

alkol tıbbi beslenme tedavisi

Sıvı Tüketimi

Yemek öncesi ve sonrası alındığında mide dolgunluğunu arttırması ve metabolik artıkların atılımındaki kolaylaştırıcılığı sebebiyle günlük 2-3 litre kadar sıvı tüketilmelidir. Özellikle bu sıvının 1-1.5 litresi (8–10 su bardağı) sudan karşılanmalıdır. Su içilmesi kabızlığın önlenmesinde oldukça önemlidir. Kabızlık bireyin kilo vermesini olumsuz yönde etkilemektedir. Sıvı tüketimi amacıyla şeker ilave edilmiş hazır meyve suları, soğuk çaylar ve gazlı içecekler yerine doğal sıkılmış meyve suları, doğal demlenmiş çaylar tercih edilmelidir.

sıvı tüketimi obezite beslenme tedavisi

Tuz Kısıtlaması

Kalp yetersizliği veya başka nedenlerle ödemi ve hipertansiyonu bulunan obez kişilere yapılan diyetlerde tuz kısıtlaması yapılmalıdır. Bu hastalıklar bulunmuyorsa tuz kısıtlamasına gereksizdir. Ancak tuz alımı günde 5 gramı geçmemelidir.

obezitede tuz kısıtlaması

Öğün Düzeni

Diyet beslenme programı günlük 4-6 öğün olarak ayarlanmalıdır. Öğünler arasındaki sürenin 3–4 saat olması gerekmektedir. Sık aralıklarla beslenme, gereğinden fazla yemeyi önler, acıkmayı geciktirir ve bir sonraki öğünde besin alımını azaltır. Öğün atlama ile vücut yağ kütlesi, leptin konsantrasyonu ve solunum kapasitesinde artış olduğu tespit edilmiştir.

öğün düzeni
Tagged ,

2 thoughts on “Obezitede Beslenme Tedavisi Nedir? Nasıl Beslenmeliyiz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir